Kayıtlar

2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Toplum yapılandırılması

Resim
    Yaşamın çetrefilli olduğu konusunda ayrıma düşmeyeceğimiz kesindir. Konumuzun dışında kalan '' ağzında gümüş kaşıkla '' doğanlar kısmını dile getirmemeyi düşünüyorum.    Bütün kalabilmenin zorlayıcı yanlarından birisi de '' öze '' iltica edilmesidir. Toplumun her bir ferdi yapısı gereği olayları '' hep '' aynı pencereden bakamayacağından dolayı , zorlayıcı tarafı hepimiz için farklı anlamlar içerir. Temel düzeyi sarsıcı olan '' bilinç '' sahibi kişilerin çoğunluğu toplum yapısında büyük değişimlerin olmasına nedendir. Bilincin ötesinde söylenenlere kadiri mutlak gerçeklik gibi kabul görülürse ve korunmaya çalışılırsa yıkıcı yanlarıyla karşılaşmamız olağandır.    Önceliğimiz '' tek '' kişi olarak anlam kazanmaya çalışmak olmalıdır. Neticede anlamsız bir zihin(bilinç) yok edici sanrılara gebedir. Kişilerin önceliği kendilerinde kalabalık olabilmeyi hedef haline getirmeleridir. Geri kalındığında ve hedef...

İnsanların toplumun anlayış ve benimseyişlerinden kopmak istemesi;

Resim
                                                                     Fotoğrafın alındığı profil Kırıp dökmeler nedendir? Niyedir insanların hayatlarına girildiğinde bir enkaza dayalı eylemlere girişilir? Teması '' yaşam '' olan bu döngüyü niye tersine çevirmenin daha makul ve olması gereken bir tutum gibi sergileniyor?  Bizler doğumdan sonra yaşamın o mucizevi çizgisinin üzerinde hayatta kalma yarışına katılmış birer yarışçılarız. Henüz emekleme dönemlerinde çizginin dışında hareket ediyor olmalarımız pekala hoş karşılanmıştır. Keza ayağa kalkıp yürümeye başladığımızda o gerisin geri emeklemelerden dolayı geride kalışlarımızı paytak ve aceleci adımlarla kapatmaya çalıştık; kah düştük kah ağladık... Sonuçta o yolun eksik yanlarını tamamladığımıza kanaat getirdiğimizde gördüklerimize hayret etmeye başladık. Bunl...

Ben, bir adım ötedeki bana sesleniyorum.

Hep bir isyan etme durumu içerisinde olmamın bana kattığı zararları dile getirmek istediğimde nedense içimi bir ateş sarıyor. Boğazımda bir yanma, karın boşluğumda daha önce yaşamadığım tuhaf sancılar nüksediyor. Vücudum kendi alanına o kadar bağlı kalmış olmalı ki herhangi bir değişim düşüncesinde reaksiyonlar göstermeye başlıyor. Kendimi bu bakımdan çok ihmalkar ettiğim doğrudur. Bunu nasıl yaptığımı inanın bilmiyorum. Yüzeysel şeylerin akıbetine kapıldığımdan ötürü olduğu kanısındayım; yine söylemek isterim ki, bilmiyorum. Bilinçsiz bir davranış silsilesiyle meydana geldiği kanısındayım. İnsanı ayakta tutan şeylerin başında '' us '' gelmektedir. Sağlıklı bir aklın karşısında hiçbir düşünce kendine alan inşa edemez. Ancak us buna imkan verirse mümkündür. Şayet, sağlıklı bir usa sahip olduğum konusunda çekimserim. Sonuçta ölçüp biçemediğim, dengesini bulamadığım bu yapı beni, benden uzaklaştırma adına türlü yolları deniyor. İnsan, kendisine ulaşmanın kolay yollarıyla h...

Dil, gönlü yüzdüren gemidir.

Kabul edemediğim şeylerden bir tanesi de '' İngilizcenin '' zorlu dil olarak kabul gösterilmeye çalışıyor olmasıdır. Bizler kendi anadilimizin derinliğinde kaybolmayı bir lüks ve gereksinim görmemiz gerekirken, dilimizin resmiyetini göz ardı ederek başka ülkenin anadilini kendi has ve öz dilimizin önüne koyularak biat edilmesi sağlanmaktadır. İnsan, anadiliyle insandır. Başka milletlerin dilinin bilmesi bir başka insan olmasına vesile olabilir fakat özünü ve hassasiyetini bilmediği anadilinin ötesinde benimsediği hangi dil olursa olsun yarım insandır benim gözümde. İnsan önemiyle birlikte değerine bağlı kaldığı sürece dilinin yaşamasına vesile olur. Fakat günümüz dünyasında sanki ayıplanan bir durum vaziyetindedir. İngilizcenin bir yaşam stili olduğunu ve bu dilin uzağında kalanların '' hayat '' serüveninden kopuk kalacağını ima eden söylemlere maruz kalınmaktır.  Yurdun dört bir yanından akın edenler ne hikmetse '' TÜRKÇE '' dilini bilme...

Orta Doğudaki Değişim ve Türkiye

Bunun büyük bir değişim olacağını hepimiz bir şekilde tahmin edebiliyoruz. Biraz geriye gittiğimizde BOP olaylarının patlak verdiğini ve bunun ülkemiz üzerinde büyük tesir oluşturduğunu hatırlamaktayız. Dünyanın kuruluşunda yer alan bir milletmişiz gibi sevinmeler, gururlanmalar ayyuka çıkmış ve hatta haber kanalları haftalarca üzerinde durmuştu. Kendi coğrafyamızın ötesinde başka coğrafyanın hakimiyetine hak sahibi olduk düşüncesi insanlarımızı güç zehirlenmesine bulamıştı. Sonra biraz ileriye gittiğimiz de ülkemizde olaylar oldu. Bunlar genelde iktidara yönelikti. Aslında hepsinin planı, projesi önceden çizilmişti. Amaç iktidarın konumu güçlendirmekti. Günler haftaları, haftalar da yılları takip ederek her gün türlü gündemler oluşturuldu. İnsanların zihinleri siyasetin o '' düsturundan '' uzaklaştırılmış oldu. İnsanlar '' siyasetin bir kazanımı '' yok söylemine varan çıkışlarla, ülkenin birçok durumuna sırt dönmek zorunda kalmışlardı. Sebebi belliydi; ...

Dışardan gelen söylemlerle beslenen insan(lar)

Allah'ın hepimize bir imkan sunduğu bu yaşamda herkes ideallerinin peşinden koşarak kendilerine değer verme aşamasındadır. Ancak bunun bir tık ilerisinde veya gerisinde bulunanlar yaşam döngüsüne zarar verenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Öyle ki bu eylemde bulunanlar doğa dengenin onarılmasını zorlayacak bir durum içerisinde olurlar. Doğal dengeye örnek olarak şunu söyleyebiliriz. Kendilerinden çok başkalarının istekleri doğrultusunda yaşamak, bir konuma ve bir güce erişme girişimini daha çok yine başkalarının takdirlerine bırakmak...  Genel itibariyle '' başkaları ''   için yaşam sürme güdüsüne sahip olanlar, insan doğasına büyük ihanet etmiş olurlar. Bunun giderilmesi mümkün olsa da gerçekleştirmenin zor bir imtihan olduğunu unutmamak gerekir. İnsan yaratılış gereğince hayatta kalma iç güdüsüne sahiptir ancak bu zamanla evirilerek basit bir döngüye girmiştir. Bu basit döngü insan doğasını hafife alanların sığındığı yegane alandır.  İnsan temelini oluşturan ...

AĞAÇ EV SOHBETLERİ #218

Resim
  DeepTone   tarafından organize edilen AĞAÇ EV SOHBETLERİ'NİN  diğer  paylaşım konularına buradan  ulaşabilirsiniz. PANDEMİDEN SONRA HASTALIKLAR ARTTI MI? İnsanlık tarihi için inanılmaz derecede önemli bir meseledir. Ancak baronlar ve bunun arkasındaki güçler böylesi bir kaosun insanları üzerinde yarattığı yıpratıcı ve sarsıcı sorunlara çözüm önerileri aramak yerine sessiz kalmayı yeğliyorlar. Aslında böyle yapmalarının sebeplerini hepimiz biliyoruz. Toplum anlayışından koparılmaya çalışılan insanlar buna hızla adapte olmuş durumdalar.  Akıl işi olmayan bir virüs çılgınlığına diretmek yerine ayak uyduran insanlar paniğe ve de korkuya yöneldi; sonrasında her şey çorap söküğü gibi devam etti. Aşıları zorunlu hale getirmeleri bir bakıma '' yaşam özgürlüğünüze engel? '' değil midir? Ancak korkuya kapılanların çoğalması, insanların '' yaşam özgürlüğü '' düşüncesinden uzaklaşmasına olanak sağlamış oldu. İnsanların en zaaf eğilimi, çoğunluğun onayına karşı...

küçük mutlulukların bağımlısı, insanlar. #1

Resim
                                                   Fotoğrafın alındığı profil                  # diğer ben ile konuşmam  :) Bana iyi geleceğine inandığım ne varsa gözlerimin önünden kaldırıp bir köşeye fırlattım. Ziyadesiyle her şeyin açlığını çekmeyi kendime ödül olarak görüyorum. Şahsen isteklerimin gerçekleşmesi bir noktada beni mutlu ve kıvançlı kılsa da neticede kendime evirilmek adına zorlayıcı ve bunaltıcı meselelerin üstesine gitmem gerektiğini biliyorum.  Nedir bu iyi gelecek şeyler? insanı duygusal tarafıyla sevindiren, insani yönden gururlandıran yegane küçük sevinç(mutluluk) öbekleri diyebilirim. Ancak bunların müthiş bağımlılık özelliği vardır. İnsanın bir kereye mahsus tadına bakması, hayaller kurması akabinde yerlere hızla çarpmalarına sebebiyet verecektir. Fakat bu küçük mutlulukların bağ...

Aile, çocuk ve toplum.

Resim
                                                         Fotoğrafın alındığı profil Bir çocuğun rol modelleri ebeveynlerinden başkası değildir. Anne ve babasından beklediği ilgiyi, şefkati görmeyen çocuklar kardeşlerine yönelerek bu eksikliğin giderilmesini onlardan bekler ya da kendilerinden küçük kardeşlerine göstermeye çalışırlar. Çocukların henüz olgunlaşmamış dünyalarına kıvılcımlar bıraktığınızda yangınlara sebebiyet vermeyeceğini bilmelilerdir. Çocuklar tez canlıdır. Enerjilerine yetişmenin yetişkinler için oldukça zor olduğunu biliyoruz. Emanet ettiğimiz kıvılcımlar kalıcı olmazlar. Çocuklar iki şeyi unutmaz; şiddeti ve sevgiyi.  Davranışlarınız, sözleriniz bir süre zihinlerinde canlanır fakat sonrasında geride kalır. Çocuklar zihinlerini meşgul eden bu tür soyut eylemlere fazla tahammül etmezler. Sadece bir şiddet eğilimi ya da se...

Ruh açlık çektiğinde...

Resim
                                                 Fotoğrafın alındığı profil İnsanlar önce kendileriyle savaşmaya başladı. Bunun galibi veya mağlubu önemli değildi. Kişi kazanımlarına ulaşmak için önündeki engelleri mağlup etmeliydi. Bunu başaranlar yorgun bir galibiyetin tadını yıllarca çıkartacaklardır. İnsanın ulaşılmayı bekleyen çok yönleri olmasına karşılık tek bir yolun bize sunduğu engeli aşmayı hedef olarak görüyoruz. Haliyle küçük bir engeli aşmak için efor sarf etmemize olanak sağlıyor.  Bilinmelidir ki her engelin zorlayıcı yanı vardır. Ancak hiçbir engel bir insanın tüm eforuna gerek duyacak dirayete sahip değildir. Bizler gücümüzün farkında olmadığımız sürece küçük engellere büyük eforlar harcarız. Bunun nedenlerinden biri de kişinin '' kendine '' ulaşamamasından kaynaklıdır. İnsan bir bakıma kendi savaşının yaralısıdır. Kimse bu hengameden küçük ...

16 Ekim 1990

Resim
                                                                  FOTOĞRAF PROFİL Bugün 33 yaşıma bastım. Akli melekelerimin ayaklandığı gündür. Hayatı, dünyayı, insanları, geleceği, geçmişi sorgulayacağım bir gün. Bugün 364'lük yaşanmışlıkları üzerimden alıp bir köşeye koyacağım.  Bana iyi gelenlere, benimle neşe ve huzur bulanlara biraz daha alan vereceğim. Diğerlerini ardımda bırakacağım.  Pastalarla kutlamaları sevemedim. İnsan alışık olmadığı şeylerin '' sevmeyeni '' olurmuş. Her şeyin yalan ve sahte görüntülerden ibaret olduğu o yerde, gerçek olan nedir? Mesela bunun yerine doğum günü olan kişiler bir günlük kafa istirahati almalıdır. Hatta bir günlük kafa dinlemesi için manzarası bol olan bir dağ evinde ya da ırmaklara yakın bir yerde kalmalıdır. Orada kendi dünyalarına bir günlüğüne ziyaret etmelerine imkan...

Düşümde öldüm.

Resim
                                                          FOTOĞRAF PROFİL Düşünsenize basık bir geceden kurtulup sabaha uyanmak için yatağınıza giriyorsunuz. Son zamanlarda dinlemekten hoşlandığınız şarkı listenizi açıyorsunuz ve kulaklığınızı takıyorsunuz. Dilinizden düşmeyen o şarkıyla müzik dinlemeye başlıyorsunuz. Dakikalar sonra yorgun ve basık havanın azizliğinden kaçma adına bedeninizi uykuya teslim ediyorsunuz.  Tatlı bir rüyanın içerisinde elinizde bir gül tanesiyle yolunuzda ilerliyorsunuz. Yanınızdan gül yüzlü insanların geçtiğini ve size gülümsediklerini görüyorsunuz. Sizde gülümsüyorsunuz. Bir çocuğun eteğinizden tutup kendisine bakmanızı ve o tarafa gitmemeniz gerektiğini size hem sözlü hem de eliyle işaret ediyor. Siz, çocuğun başını okşadıktan sonra gülünüzden bir yaprak kopartıp çocuğun avucuna bırakıp ilerliyorsunuz. Bira...

Duygusal boşluk #2

Resim
                                        fotoğrafın alındığı profil şayet güçlü ve huzurlu bir yaşama nail olmanın tek gayesi, tahammül sınırlarının bilinmesiyle mümkündür. Sınırınızı aşan veya dokunan her olaya verilecek tepki, ileri dönemlerde nasıl bir yaşamın içinde kalacağınıza işarettir.  İnsanların hainliğine ve kalleşliğine diyecek söz yoktur. Bilirsiniz ki her insan bir başka insanın açıklarını hafızalarına kaydeder. Kaydedilen bilgiler günü geldiğinde masaya serilmeyi bekleyecektir. Hayatın bizlere sunduğu zorluklar pekala aşılması kolay engeller gibi görünse de işin özünde bunun çok zor olduğunu yaşayanlar olarak biliyoruz. Bir adım yukarıda bulunan sorunların üstesinden gelmek göründüğü gibi kolay olmadığını söylemeliyim.  sorunsuz, tasasız ve oldukça gamsız insanlar netice itibariyle çevrelerindeki insanların hayatla mücadelelerini pek önemsemiyor tavrına girişmiş gi...

İnsan piramidi

Resim
Toplum olarak tabakalara ayrılmış durumdayız. Tabanı maddi durumu kötü olup düşünceleri zengin olanlar oluşturuyor. Her konuda bilgileri olup yaşamlarında tek bir bilgelik olmayanlar...  Bir üstünde sonradan görmeler var. Bunlar da alt tabakanın geri kalmışlığını fırsat bilenlerden oluşur. Yaptıkları davranışlara ve söylemlere sadece en alt tabakadakiler tepki gösterir. Tepkinin tek sebebi içlerinden çıkmış olmaları. Onların da bir üzerinde baba parası yiyenler var. Bunlar tabakanın en kötü ve hastalıklı kesimidir. Şöyle ki bu kesimdekiler en alt tabakanın hayalidir. Bu kesime genelde hukukun ve adaletin uğramadığını söyleyebilirim. Haliyle en alt tabakanın dürüst bir kesim olmadığını ortaya çıkıyor.  Aileden zengin olanların üzerinde insanlara korku saçarak ün yapmış tabaka vardır. Bunlar çürüktür. Yaşama ve bu yaşamı kendilerine bahşeden o ilahi güce sırt çevirmişlerdir.  Vermedikleri yaşamı alırlar, ucuz birkaç kelime ve bakış yüzünden. Bunun hemen üzerinde de her ş...

Duygusal boşluk #1

Resim
Açık yazmam gerekirse ileriye dair güzel umutlarım kalmadı. Kavramsal olarak tüm umutları tarifsiz bıraktım. Her gün birbiri ardını kovalayan cinayetlerin, rezilliklerin ardı arkası kesilmiyor. Ülkemizin iç meseleleri ayyuka çıkmış durumdayken, insanlar bu ağır ve ezici halden uzak kalma adına dizilere, sosyal medyalara sığınıyorlar ki orada da pek güzel şeyler olmadığı kesin.  Her dizi aile kültürüne, birliktelik anlayışına, saygı ve engin düşünce tarzlarına absürt tavırlarla yansıtılmaya çalışılıyor. Bildiğimiz, yıllardır taşıdığımız tüm kültürel değerlerimiz son yıllarda hızla yok ediliyor. Diğer tarafta sosyal medya yeni ve farklı insanları bizlere sunuyor. Tüketiyoruz. Sosyal medyalar bize, insanlık kimliğini tükettiriyor. Yenilik ve farklılık arayışına girerek duygusal boşluklarını gidermeye çalışıyorlar... Bir insanın karakteriyle temas kurmadan sosyal medya ağlarındaki görseline bakılarak değerlendiriliyor. Bununla da yetmiyor düşüncelerine hak vermeyen veya ulaşmayan profi...

Yeni kitaplar;

Resim
Bu aralar araştırmalar yaparak toplu kitap alışverişi yapmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Kitapların fiyatlarında inanılmaz oynamalar mevcut. 70 80 sayfalık kitapların fiyatları 50 TL üzerinde olabiliyor. Kitabın içerisindeki bilgiler kıymetli ve bilgilendirici olsa da bu denli pahalı olmasını gerektirmemelidir. Gün geçmiyor ki fiyatlar yukarıya çıkmasın. Her gün belirli fiyat aralıklarıyla yükseltilen ürünlerin arasında kitaplarda katılmış bulunuyor.   Toplumu tasalara boğan bir sistem anlayışıyla yönetildiğimiz gün gibi ortada. Sistem kendine yetecek insan profili oluşturulmaması için tüm gücünü kullanıyor.   Doğal olan her şeye uzak bırakıldık ama ne hikmetse yapay olanları doğaldan daha kıymetli görmeye başladık. Bunun da önüne geçilmesi gerekiyor ama gelin görün ki kim önüne geçecek? Aklı selim ve engin düşünen insanları kendi kabuklarına girmeye zorlayan bu sistem, selim ve engin düşünen insanların dışında kalanları da dertlerle boğmaktadır. Orta direk ...