Kayıtlar

ben demiştim(izm)

Resim
Size şunu net söyleyebilirim ki hayatımdaki insanlara karşılaştığım iyi kötü bazı olaylar hakkında fikirlerini söylemelerini istedim. Bunu uzun bir süre devam ettirdim. Düşüncelerini söze aktarmalarından pek hoşnut olduğumu gösteren hareketlerde, yaklaşımlarda bulundum. Zaman ilerledikçe sanki onların her sözüne muhtaçmışım gibi algılamaya başladılar ve artık '' ben söyledim, beni dinlemedin, ben dedim '' gibi telaffuzları çok duymaya başladım. Niyetim fikirlerine önem veriyormuş gibi görünmekti. Günler, ayları, aylar yılları takip ettikçe kendilerini benim dünyamda vazgeçilmez sanmaya başladılar. Bununla da kalmayıp yaşamımdaki önemli kararlara karışmak için kollarını sıvadılar. Onlar hayatımı kontrol ettiklerini sanırken en başından beridir söylediklerini yapmıyordum, yapmazdım da. Hayat benimdi! Onları denemedim ve düşüncemde yanılmadım. Şu sonuca vardım; birisini hayatınıza davet edip dağılanları düzeltmesi için yardımını istediğinizde, ana unsur olan özlerini dışar...

yolculuğa çıkan sevgim

Resim
Bir Franz Kafka olamasam da kendi yağında kavuran biriyim. Seni de kızgın yağın hiddetinden koruyorum.  Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Henüz dünyanın bana sunacağı güzelliklerin varlığından habersizdim. Yaşam sürdüğüm yerlerde mutlu olmamı sağlayacak hiçbir çıkarımlar yoktu. Dalgaların kayaları yonttuğu sahile insanların olmadığı vakitlerde inip yürüyüşler yapardım. Ziyadesiyle görüştüğümüz o soğuk kış gününün akşamında gözlerinin kıyısında biriken yaşların donmuş hallerine hayranlıkla seyrettiğimde gülümsemiştin. Kırılmıştı yaşlar ve mutlulukla birlikle yanağına süzülmüştü. Sen bunları yeni öğreniyorsun. Bense kıymetli anın tadını bir ömür çıkartıyorum.  Saçlarına biriken kar tanelerini temizlerken,  '' İnsanları sevmiyorum '' demiştim. Anlamsız bakışlar yöneltmiştin. Açıklama yapacağım sırada, '' biliyorum '' demiştin. Nasıl bilebilirdin, henüz ilk kez görüşmüştük. Öncesinde kısa süreli zamanlar geçirdiğimizde söyledim mi diye düşündüm ve söyleme...

hassas ve kırılgan varlık olan

Resim
Fotoğrafın alındığı profil Bizler çok insaflı ve vicdanlı bir toplum olduğumuz için her hadise karşısında eriyip bükülüyoruz. Kolay aldanıyor hemen kanıyoruz. Bizi kandırmak sanıldığının aksine çok zordur fakat mesele vicdan ve inanç olunca yelkenler suya iniyor ve boğulmayı göze alarak hiçbir değerimize dokunulmasına izin vermiyoruz. Çırpınmışız, boğulmuşuz pek mesele edilecek şey değil, değerlerimize dokunulmasın yeter... Güçlü bir yanımız olmasına karşılık zayıf iradeye sahibiz; mesela sorgulamıyoruz. Her şeyi olduğu gibi kabul ediyoruz. Sorgulamadan muaf tutulmuş bir zihnin en sevdiği şeydir, umursamazlık.  Başkalarının yerimize düşünmesini kafi sayıyor, bunu da ölümüne savunuyoruz.  Bize ait olan bir düşünceyi enine boyuna sorguladığımız ve sonunda da beslediğimiz bir fikrin olmamasına üzülmemiz gerekirken, en değersiz şeylere gönül koyuyor; değerli olanları da suistimal ediyoruz.  Yıkımlara uğramamıza rağmen hiç yıkılmamış gibi tavırlar takınıyoruz; biri bize dokund...

bu aralar;

Resim
                                                                                   Profil Biraz yorgun daha çok kızgınım. Belirli zaman periyotlarında karşılaştığım ve tepkisel olarak gösterdiğim davranışlar benim aslında bazı hadiseler karşısında fevri ve olabildiğine sabırsız olduğumu anlamamı sağladı. Uzun süredir farkında olmadığım bu davranışlar silsilesi elimdekilerini yitirmeme sebebiyet veriyormuş. Ziyadesiyle büyük lokmalar halinde değil de küçük parçalar halinde dökülüyormuşum. Farkına vardığım an çılgına döndüm diyebilirim. Ellerimle kendimi eksiltiyor, kendime sunmam gereken değerleri değersiz davranışlar, tutumlar ve sabırsızlığımla parçalara ayırıyormuşum. Haliyle küçük parçalar olunca canımın acımadığı gibi tükendiğimi de anlayamıyormuşum.  Resmin ortasında ken...

Yalnız değilim # 1

Bir gece başımı yastığa koyduğumda belirgin yüz siluetini andıran çehre görmüş gibi oldum. Eve geç gelmiş ve işten dolayı yorgun kalmıştım. '' Yorgunluktan '' deyip geçiştirdim.  Sonra ki akşam da aynı yorgunluğa sahip olduğum vakit, tam da uyuyacağım sırada belirdi, bu kez gülümsüyordu. Ürperdim. Gözlerimi sıktım, '' ne oluyor! '' dedim. Halüsinasyon görüyorum diye geçiştirdim. Hep yorgunluktan dedim. Kendimi kandırmalıydım. Sabaha uyandığımda gece gördüğüm siluet bir türlü gözümün önünde gitmiyordu. İşte fazla düşünemedim hatta hiç düşünemedim. İş yoğundu, yoğun ay içindeydik. Başımızı kaşıyacak vaktimiz olmuyordu ve mühendislerin hiçbir şey bilmedikleri yetmezmiş gibi bir de işimizi bize öğretme girişimleri sinir kat sayılarımızı arttırıyordu. Kendimizi dinleme vaktimiz hiç olmuyordu.  Gece yatağa uzandım. Gözlerimi kapatmadım ve sağa sola bakınmaya başladım. Görünürde bir şey yoktu. Çeyrek saat kadar gözlerimi açık şekilde beklesem de nafile. Gözleri...

Bir nesil nasıl mı yıkılır?

Hasbelkader yaşadığımız coğrafyada kendimize vereceğimiz bir ödül ne diye sorup durduğumda, küçük mutlulukların dışında pek bir şey olmadığını görüyorum. Küçük mutlulukların, büyük mutluluklardan daha geniş yer kapladığını hepimiz biliyoruz ama bir de bunun avında olanlar var. Bize ait olduğunu, bizde yaşam süreceğine inandığımız soyut veya somut ne varsa bir şekilde diğer insanların radarına girerek tarumara maruz bırakılıyoruz. Nazar niyeti taşıyan gözleri de haset bakışlarla ortaya sunduğumuz ya da sunmaktan kaçındığımız o küçük değerleri bir şekilde yıpratmayı başarıyorlar. İnsanların her şeye hasret kaldığı şu dönemde birilerinin yansıttığı neşeye, mutluluğa bedava dağıtılan baklavaya arkalardan el uzatarak ve önündeki insanları çiğneyerek ulaşmaya çalışan insanların akını gibi gösterebiliriz. Bir parça almak için vahşileşmeleri...  Kendinize anlatacağınız bu utanç silsilesi bir yerden sonra diğer yaşanan rezilliklerin yanında doğru ve onurlu bir duruş gibi geldiğini gördüğünü...

benim, kendime ulaşma imtihanım

İç kargaşadan muaf tutulan zihin, kendi çapında her düşünceyi, anlayışı üstünlük olarak algılamaya başlar. Netice itibari ile aldanmaya meyilli insan, kendi imtihanında da kolaylığa aldanır. Çabanın karşılığı yorgunlukta gizlidir. Başkalarının emeklerine(çabalarına) müdahale etmekle sınırlandırılan bir hayat imtiyazdan uzaktır. Üç farklı konuya değinerek kendimize bir düşünce yolu açmış bulunuyoruz. Şimdi hepsini yorumlamaya başlayalım. Sizler de katkılarınızı sunabilirsiniz, sonuçta burası paylaşım yeridir. İç kargaşa dediğimiz terim, anlam ya da olgu biz insanların bazı dönemler maruz kaldığı iç çatışmalardan meydana gelen gürültülerdir. Çatışmalar bir sınırdır, bu sınır aşıldığında yağmalanmalar başlar. Yağlanmanın da önü alınmazsa kargaşaya kadar süregelir. Bu da ayrı kutupların kavgasından çok aynı kutup düşüncelerin veya anlamların birbirine girmesine vesile olur. Bir nevi kan kaybıdır . Yaşam mücadeleden uzaklaştırılmaya çalıştırılır .   Ne kötüdür kendi dünyasındaki duy...