Kayıtlar

Neden mi BLOG yazmalıyız?

Resim
Kuşkusuz güzel bir etki bıraktığını söyleyebilirim. Aşağı kısımda yaşadığım ve de maruz kaldığım iyi kötü izlenimlerden söz edeceğim. 

ALFRED ADLER - İnsanı Tanıma Sanatı

Resim
Adler, toplumcu bir anlayışın savunucudur. İnsanın yalnız başına pek bir başarıya ulaşamayacağını söyler. İnsanın güçlü ve kendine yeten birisi olmak için toplumla birlikle ilerleyip sosyalleşmesiyle mümkün olduğunu beyan eder. Toplum felsefesine erişen birinin kendisini yönlendirmesi, tanıması bütüncül bir anlayışla ortaya çıkacağını savunur. Savunduğu anlayış ise bireysel psikolojidir.  Sosyolojik olarak toplumla ilerlenmediğinde ve ayrı bir yol izlenildiğinde pek saygınlığa erişilmeyeceğini de dile getirir.. İnsan, varlığı gereği yine insana ihtiyaç duymaktadır. Toplumdan uzaklaşarak münzevi bir hayat yaşamayı kafasına koyan kişinin öncelikle irade ve özsaygı bakımından kendisine yetmesi gerekir. Bu kişiler saygınlığın bir nevi temsilcileri olurlar ama kısa süreli. Netice itibariyle saygınlık kazanımına ulaşmak yine insana ihtiyaç duyacaktır. Toplumdan uzak bir hayat yaşanması insanın değeri için gerekli olsa da bu uzun soluklu olamaz. İlerleyişler toplumla sağlanır. Kitabın bi...

Zihnin beslenmesi lüks sayılıyor

Resim
  EDWIN LEFEVRE - BİR BORSA SPEKÜLATÖRÜNÜN ANILARI DIOGENES IAERTIUS - ÜNLÜ FİLOZOFLARIN YAŞAMLARI ve ÖĞRETİLERİ CARL GUSTAV JUNG - MODERN PSİKOLOJİNİN TARİHİ MARTIN HEIDEGGER - DÜŞÜNMEK NE DEMEK / VARLIK ve ZAMAN SOREN KİERKEGAARD - YA / YADA  Bu ay almayı planladığım kitaplar. Şöyle bir hesaplama yapma gereksinimi duyunca tatsız bir durumla karşılaşıyorum. Ufaktan tadımı kaçıran mesele listedeki kitapların toplam fiyatının 700 küsür TL olması. 5- 6 kitaba vereceğim bu paraya üzülenler olabilir ki zaten üzülmeyecek gibi değil. Bu yoldan geri dönüş yok . Almak istediğim fakat fiyat bakımından aşırı yüksek bir kitap seti de var. Prof. Dr. Ahmet Arslan'ın İlkçağ Felsefe Tarihi 5. .. Duruma göre kitap sayılarında azalmaya  gidebilirim. PDF olarak okumak bir bakıma maliyetsiz. Ancak elimde tuttuğum ve sayfalarını çevirdiğim kitabın dokusunu, hissini ve anlamlılığını maalesef PDF vermiyor. Kitap okumanın merakını yok etmek için e...

Kutsiyetmaâp

Resim
  - Her şeyin suçlusu ben miyim ? - diye aklından geçirdiğinde bir ses duydu. Arkasını döndü. Orta boylu, bodur, derin kırışıkları yüzünde taşıyan yaşlı bir adamın kendisine gülümsediğini gördü.  Karşılık verme adına yüzünü germeye hazırlandığı sırada yaşlı adam kayboldu. Şaşkınlığa giren kahramanımız iki adım ileri gitti. Sağa sola sonra arkasına bakındı.  - İyi değilim - dedi ve ardına dönüp evin yolunu tuttuğunda arkasına bakmaktan da kendini alıkoymadı. Evine vardığında pencereden dışarıyı seyretti. Cılız insan topluluğu günün koşuşturmalarına ayak uyduruyordu. Araç içinde bulunan insanların yüzlerinden düşen yorgunluklar dincim diyenlerin gözlerine dokunduğunda tesiri felaket boyutlara ulaştırırdı. İnsanlar mutluluk ve neşe saçmak için var olmalıyken durgun ve bitap haldeydiler. -  İki gün önce yıllar sonra karşılaştığım o sevdiğim insanı görünce ufkum açıldı. Kötü bir eylemle birbirimizin hayatını bataklığa mahkum etmediğimiz için çok şanslıydık. Zaten bataklığ...

Ruha getirilen misafir yığınlara sebep olur

Resim
                                                            Fotoğrafın alındığı profil Benim hayatla olan bağımı teslim eden tek soyut gerçeklik , '' yaşama umudumdur. '' Soyutluk gözle görülmese de ruhen hissedildiğinde '' somutluğa eş değerdir. ''  Peki bu yaşama umudu dediğim gerçekliğe ne denli sarılıyor ve koruyorum? Şöyle bakınca sarılmaktan ve korumaktan ziyade yanımda durmasına kayıtsız kalıyor ve görmezden geliyorum. Fakat ileri bir adım attığında yer yerinden oynuyor, ortalığı ayağa kaldırıyor ve olduğum yere çöküp isyanlar ediyorum. Çağrışımlarıma karşılık olarak gitmekten vazgeçiyor ve gönlümü alma adına hüzünlü bir gülümseyiş yansıtarak yanıma oturuyor. Bir adımlık öteye gittiğinde sergilediğim tavırlar netice itibariyle yokluğuna alışmamın mümkün olmadığını işaret etmesine karşılık benim değil, onun bana ihtiyacı varmış ...

Krizin doğurduğu fırsat

Resim
Bugün biraz da hiçbir şey olmamış gibi kalktım. Ülkeyi etkisi altına alan depremin üzerinden geçen günler gittikçe acısını bizlerde azaltmaya başladı. Tepkisel olarak olaylara gösterdiğimiz reaksiyonlar insancıldı. Bir ara üzerimizi saran kara bulutun hiç geçmeyeceğini düşündüm. Gerçi afetin içinde bulunanlar için bir ömür geçmeyeceği kesin ama bizler yani olayın dışında kalanlar bir şükürle bulutlardan kurtulacak. Depremlere gebe ülke olmamıza rağmen sanki doğal afetin karşısında hiçbir tedbirin ve önlemin etkili olmayacağına inandırılarak yaşamaya devam ediyoruz. Uzmanların söylemleri ilk bir ay herkesin kafasına ilmek ilmek işlenir sonra absürt bir haberler dizisi sahneye sürüldü mü her şey eski haline gelerek insanlık için utanç verici halimize hızla dönüyoruz; kin güderek, nefret ederek, hasım kesilerek! Müreffeh bir toplum olma yolunda sadece afet dönemlerinde inanılmaz birliğe sahip oluyoruz. Kısa süreli olsa da herkes dayanışma örneği göstererek insanlığımızı tekrar fethediyoru...

Karanlıktan yükselen senfonim

Resim
Derinlerimde, ulaşılması zor yerlerde çığlıklar eşliğinde yükselen şarkıların mırıltılarını duyabiliyorum. Keşfine çıkmaktan korktuğum derinliğimden arşa yükselen bu sesleri daha iyi dinlemek için karanlığa giriyorum. Karamsarlığın timsali olan karanlıklardan söz etmiyorum. Piyano tuşlarından yükselen sesleri andıran çığlıkları en iyi resmedecek ve anlamamı sağlayacak yerdir, karanlıklar.  Sabahın ilk ışığı sokağa dökülmeden ben çoktan ayaklanmış, ellerimi ceplerime yerleştirmiş, sırtıma vuran ayazın o iç ürperten soğuğundan kaçma adına başımı omuzlarımın arasına alarak, titreyen bacaklarıma aldırış etmeden yürüyüşe çıkmıştım. Yolun köşesine varmama az kalmıştı ki bir kedinin acı sesleriyle irkildim. Başka kedilerin akıbetinden kaçma adına devamlı sağa sola koşturuyordu. Diğer kediler yakaladığında sert pençelerine maruz kalarak yere bir avuç tüy bırakıp kaçmaya devam ediyordu.  Bizlerde böyleyiz aslından. Bizi kedilerden veya diğer canlılardan ayıran tek özellik hiçbir özelli...