Kayıtlar

Duygusal boşluk #2

Resim
                                        fotoğrafın alındığı profil şayet güçlü ve huzurlu bir yaşama nail olmanın tek gayesi, tahammül sınırlarının bilinmesiyle mümkündür. Sınırınızı aşan veya dokunan her olaya verilecek tepki, ileri dönemlerde nasıl bir yaşamın içinde kalacağınıza işarettir.  İnsanların hainliğine ve kalleşliğine diyecek söz yoktur. Bilirsiniz ki her insan bir başka insanın açıklarını hafızalarına kaydeder. Kaydedilen bilgiler günü geldiğinde masaya serilmeyi bekleyecektir. Hayatın bizlere sunduğu zorluklar pekala aşılması kolay engeller gibi görünse de işin özünde bunun çok zor olduğunu yaşayanlar olarak biliyoruz. Bir adım yukarıda bulunan sorunların üstesinden gelmek göründüğü gibi kolay olmadığını söylemeliyim.  sorunsuz, tasasız ve oldukça gamsız insanlar netice itibariyle çevrelerindeki insanların hayatla mücadelelerini pek önemsemiyor tavrına girişmiş gi...

İnsan piramidi

Resim
Toplum olarak tabakalara ayrılmış durumdayız. Tabanı maddi durumu kötü olup düşünceleri zengin olanlar oluşturuyor. Her konuda bilgileri olup yaşamlarında tek bir bilgelik olmayanlar...  Bir üstünde sonradan görmeler var. Bunlar da alt tabakanın geri kalmışlığını fırsat bilenlerden oluşur. Yaptıkları davranışlara ve söylemlere sadece en alt tabakadakiler tepki gösterir. Tepkinin tek sebebi içlerinden çıkmış olmaları. Onların da bir üzerinde baba parası yiyenler var. Bunlar tabakanın en kötü ve hastalıklı kesimidir. Şöyle ki bu kesimdekiler en alt tabakanın hayalidir. Bu kesime genelde hukukun ve adaletin uğramadığını söyleyebilirim. Haliyle en alt tabakanın dürüst bir kesim olmadığını ortaya çıkıyor.  Aileden zengin olanların üzerinde insanlara korku saçarak ün yapmış tabaka vardır. Bunlar çürüktür. Yaşama ve bu yaşamı kendilerine bahşeden o ilahi güce sırt çevirmişlerdir.  Vermedikleri yaşamı alırlar, ucuz birkaç kelime ve bakış yüzünden. Bunun hemen üzerinde de her ş...

Duygusal boşluk #1

Resim
Açık yazmam gerekirse ileriye dair güzel umutlarım kalmadı. Kavramsal olarak tüm umutları tarifsiz bıraktım. Her gün birbiri ardını kovalayan cinayetlerin, rezilliklerin ardı arkası kesilmiyor. Ülkemizin iç meseleleri ayyuka çıkmış durumdayken, insanlar bu ağır ve ezici halden uzak kalma adına dizilere, sosyal medyalara sığınıyorlar ki orada da pek güzel şeyler olmadığı kesin.  Her dizi aile kültürüne, birliktelik anlayışına, saygı ve engin düşünce tarzlarına absürt tavırlarla yansıtılmaya çalışılıyor. Bildiğimiz, yıllardır taşıdığımız tüm kültürel değerlerimiz son yıllarda hızla yok ediliyor. Diğer tarafta sosyal medya yeni ve farklı insanları bizlere sunuyor. Tüketiyoruz. Sosyal medyalar bize, insanlık kimliğini tükettiriyor. Yenilik ve farklılık arayışına girerek duygusal boşluklarını gidermeye çalışıyorlar... Bir insanın karakteriyle temas kurmadan sosyal medya ağlarındaki görseline bakılarak değerlendiriliyor. Bununla da yetmiyor düşüncelerine hak vermeyen veya ulaşmayan profi...

Yeni kitaplar;

Resim
Bu aralar araştırmalar yaparak toplu kitap alışverişi yapmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Kitapların fiyatlarında inanılmaz oynamalar mevcut. 70 80 sayfalık kitapların fiyatları 50 TL üzerinde olabiliyor. Kitabın içerisindeki bilgiler kıymetli ve bilgilendirici olsa da bu denli pahalı olmasını gerektirmemelidir. Gün geçmiyor ki fiyatlar yukarıya çıkmasın. Her gün belirli fiyat aralıklarıyla yükseltilen ürünlerin arasında kitaplarda katılmış bulunuyor.   Toplumu tasalara boğan bir sistem anlayışıyla yönetildiğimiz gün gibi ortada. Sistem kendine yetecek insan profili oluşturulmaması için tüm gücünü kullanıyor.   Doğal olan her şeye uzak bırakıldık ama ne hikmetse yapay olanları doğaldan daha kıymetli görmeye başladık. Bunun da önüne geçilmesi gerekiyor ama gelin görün ki kim önüne geçecek? Aklı selim ve engin düşünen insanları kendi kabuklarına girmeye zorlayan bu sistem, selim ve engin düşünen insanların dışında kalanları da dertlerle boğmaktadır. Orta direk ...

Sessiz film; geçmiş

Resim
                                                                fotoğrafın alındığı profil Geçmişe yolculuk etmenin güzel yanı, o dönemin anılarında kalmamaktır. Uzun süreli ziyaretin bağımlılığa yol açtığı bilinmelidir. Geçmişin ayrı bir çekim kuvveti vardır. Sizi kendisine bağladığını hissettirmez. Siz sanki olması gereken bir şeymiş gibi devamlı ziyarete gidersiniz. Bu arada geçmişin tadı inanılmazdır. Asırlardır mahzenlerde tutulan içkiler gibi bir kez tadını aldığınız an şişenin dibini getirene değin tüketmek istersiniz ki dibi de gelmez…   Geçmiş, alınması gereken derslerin okuludur. İnsan iyisiyle kötüsüyle yaşadıklarından edindiği tecrübelerle geleceğine yön verir. Şimdiyi yaşamanın verdiği haz ise tarifsizdir. Zira şimdi zamanın öyle bir anıdır ki bir saniye öncesini bilirken bir saniye sonrasını bilemiyorsun. B...

Anılar baskınları sever;

Resim
  İş yerinde :)   Zaman vakum misali tüm anıları gezintiye çıkartan dilimdir  insanın ansızın geçmişe dönmek istemesi bu sebeptendir. Anılar tozun içinde aydınlık görüntüye kavuşmak adına birbirlerini geçmeye çalışırken, zaman " ben buradayım " der gibi en alakasız anıyı dipten zirveye taşır. Cana bir şey dokunur. Tüm nüansları geçmişe götürür. Burun sızlatan bir kokuyla kısa süreli sevinç yumağından geçeriz. Anılar biz istediğimiz ölçüde hatırlandıkça ruha dokunmaz. Dokunması için zorlarız.  Ansızın gelen bir anı ziyareti bizi heyecanlandırır ve ruhumuzun birçok noktasında dokunuşlar hissettirir.  Fakat bizim gittiğimiz anılar tüm güzelliklerini sunmaz. Penceren sadece siluetini gösterir. Bize gelen anılar tam manasıyla gelir. Anılara gitmek ya da uğramak gelmesini beklediğimiz anıların uzakta kalmasına neden olur. Düşmeyin!  Hiçbir anının peşine düşmeyin. Ziyaretine uğradığınız anılar hislerini sunmazlar. Bunu sizde fark edebilirsiniz.  Yüzeysel olar...

Erişim engeli;

Resim
Savaşlar, kıtlıklar, ölümler, yangınlar, devrimler, virüsler, hastalıklar meydana geldi. Yaşamın bu kötü ve iz bırakan yerleri biz insanlara büyük etkiler bırakmasına ve sonrasında daha iyi bir yaşam sunma iştahına sürükledi. Sonra bu iştahımız boğazıma durdu. Hiçbir şeyden zevk ve neşe almamaya başladık... Şimdi de gülmeyi unuttuk.  Bu aralar insanlara ulaşılmıyor. Kimilerinin derdi kimilerinin sorunları bazılarında paylaşmayı istediği sevinçleri var. İnsanlık pazarında duygu satışı tamamıyla raflardan kaldırılmış. Tezgahların arkasında insanlar asık suratlarıyla duruyorlar. Bir konuda yardım isteyenlerin yanlarına gelmesiyle terslemeleri bir oluyor. Bu da yetmezmiş gibi sırt dönüyorlar.  Farkına vardığımız bu durumlardan sıyrılmışız gibi kendimizi ödüllendirmemiz mi gereklidir yoksa bu durumun içerisine girerek pay sahibi mi olmalıyız? Muallak.. Adını sanını bilmediğim insanları dinlemek veya onlarla yazışmak istiyorum. Hepsinin biliyorum ki derinlerinde bir yerlerde söz edi...