Kayıtlar

Dil, gönlü yüzdüren gemidir.

Kabul edemediğim şeylerden bir tanesi de '' İngilizcenin '' zorlu dil olarak kabul gösterilmeye çalışıyor olmasıdır. Bizler kendi anadilimizin derinliğinde kaybolmayı bir lüks ve gereksinim görmemiz gerekirken, dilimizin resmiyetini göz ardı ederek başka ülkenin anadilini kendi has ve öz dilimizin önüne koyularak biat edilmesi sağlanmaktadır. İnsan, anadiliyle insandır. Başka milletlerin dilinin bilmesi bir başka insan olmasına vesile olabilir fakat özünü ve hassasiyetini bilmediği anadilinin ötesinde benimsediği hangi dil olursa olsun yarım insandır benim gözümde. İnsan önemiyle birlikte değerine bağlı kaldığı sürece dilinin yaşamasına vesile olur. Fakat günümüz dünyasında sanki ayıplanan bir durum vaziyetindedir. İngilizcenin bir yaşam stili olduğunu ve bu dilin uzağında kalanların '' hayat '' serüveninden kopuk kalacağını ima eden söylemlere maruz kalınmaktır.  Yurdun dört bir yanından akın edenler ne hikmetse '' TÜRKÇE '' dilini bilme...

Orta Doğudaki Değişim ve Türkiye

Bunun büyük bir değişim olacağını hepimiz bir şekilde tahmin edebiliyoruz. Biraz geriye gittiğimizde BOP olaylarının patlak verdiğini ve bunun ülkemiz üzerinde büyük tesir oluşturduğunu hatırlamaktayız. Dünyanın kuruluşunda yer alan bir milletmişiz gibi sevinmeler, gururlanmalar ayyuka çıkmış ve hatta haber kanalları haftalarca üzerinde durmuştu. Kendi coğrafyamızın ötesinde başka coğrafyanın hakimiyetine hak sahibi olduk düşüncesi insanlarımızı güç zehirlenmesine bulamıştı. Sonra biraz ileriye gittiğimiz de ülkemizde olaylar oldu. Bunlar genelde iktidara yönelikti. Aslında hepsinin planı, projesi önceden çizilmişti. Amaç iktidarın konumu güçlendirmekti. Günler haftaları, haftalar da yılları takip ederek her gün türlü gündemler oluşturuldu. İnsanların zihinleri siyasetin o '' düsturundan '' uzaklaştırılmış oldu. İnsanlar '' siyasetin bir kazanımı '' yok söylemine varan çıkışlarla, ülkenin birçok durumuna sırt dönmek zorunda kalmışlardı. Sebebi belliydi; ...

Dışardan gelen söylemlerle beslenen insan(lar)

Allah'ın hepimize bir imkan sunduğu bu yaşamda herkes ideallerinin peşinden koşarak kendilerine değer verme aşamasındadır. Ancak bunun bir tık ilerisinde veya gerisinde bulunanlar yaşam döngüsüne zarar verenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Öyle ki bu eylemde bulunanlar doğa dengenin onarılmasını zorlayacak bir durum içerisinde olurlar. Doğal dengeye örnek olarak şunu söyleyebiliriz. Kendilerinden çok başkalarının istekleri doğrultusunda yaşamak, bir konuma ve bir güce erişme girişimini daha çok yine başkalarının takdirlerine bırakmak...  Genel itibariyle '' başkaları ''   için yaşam sürme güdüsüne sahip olanlar, insan doğasına büyük ihanet etmiş olurlar. Bunun giderilmesi mümkün olsa da gerçekleştirmenin zor bir imtihan olduğunu unutmamak gerekir. İnsan yaratılış gereğince hayatta kalma iç güdüsüne sahiptir ancak bu zamanla evirilerek basit bir döngüye girmiştir. Bu basit döngü insan doğasını hafife alanların sığındığı yegane alandır.  İnsan temelini oluşturan ...

AĞAÇ EV SOHBETLERİ #218

Resim
  DeepTone   tarafından organize edilen AĞAÇ EV SOHBETLERİ'NİN  diğer  paylaşım konularına buradan  ulaşabilirsiniz. PANDEMİDEN SONRA HASTALIKLAR ARTTI MI? İnsanlık tarihi için inanılmaz derecede önemli bir meseledir. Ancak baronlar ve bunun arkasındaki güçler böylesi bir kaosun insanları üzerinde yarattığı yıpratıcı ve sarsıcı sorunlara çözüm önerileri aramak yerine sessiz kalmayı yeğliyorlar. Aslında böyle yapmalarının sebeplerini hepimiz biliyoruz. Toplum anlayışından koparılmaya çalışılan insanlar buna hızla adapte olmuş durumdalar.  Akıl işi olmayan bir virüs çılgınlığına diretmek yerine ayak uyduran insanlar paniğe ve de korkuya yöneldi; sonrasında her şey çorap söküğü gibi devam etti. Aşıları zorunlu hale getirmeleri bir bakıma '' yaşam özgürlüğünüze engel? '' değil midir? Ancak korkuya kapılanların çoğalması, insanların '' yaşam özgürlüğü '' düşüncesinden uzaklaşmasına olanak sağlamış oldu. İnsanların en zaaf eğilimi, çoğunluğun onayına karşı...

küçük mutlulukların bağımlısı, insanlar. #1

Resim
                                                   Fotoğrafın alındığı profil                  # diğer ben ile konuşmam  :) Bana iyi geleceğine inandığım ne varsa gözlerimin önünden kaldırıp bir köşeye fırlattım. Ziyadesiyle her şeyin açlığını çekmeyi kendime ödül olarak görüyorum. Şahsen isteklerimin gerçekleşmesi bir noktada beni mutlu ve kıvançlı kılsa da neticede kendime evirilmek adına zorlayıcı ve bunaltıcı meselelerin üstesine gitmem gerektiğini biliyorum.  Nedir bu iyi gelecek şeyler? insanı duygusal tarafıyla sevindiren, insani yönden gururlandıran yegane küçük sevinç(mutluluk) öbekleri diyebilirim. Ancak bunların müthiş bağımlılık özelliği vardır. İnsanın bir kereye mahsus tadına bakması, hayaller kurması akabinde yerlere hızla çarpmalarına sebebiyet verecektir. Fakat bu küçük mutlulukların bağ...

Aile, çocuk ve toplum.

Resim
                                                         Fotoğrafın alındığı profil Bir çocuğun rol modelleri ebeveynlerinden başkası değildir. Anne ve babasından beklediği ilgiyi, şefkati görmeyen çocuklar kardeşlerine yönelerek bu eksikliğin giderilmesini onlardan bekler ya da kendilerinden küçük kardeşlerine göstermeye çalışırlar. Çocukların henüz olgunlaşmamış dünyalarına kıvılcımlar bıraktığınızda yangınlara sebebiyet vermeyeceğini bilmelilerdir. Çocuklar tez canlıdır. Enerjilerine yetişmenin yetişkinler için oldukça zor olduğunu biliyoruz. Emanet ettiğimiz kıvılcımlar kalıcı olmazlar. Çocuklar iki şeyi unutmaz; şiddeti ve sevgiyi.  Davranışlarınız, sözleriniz bir süre zihinlerinde canlanır fakat sonrasında geride kalır. Çocuklar zihinlerini meşgul eden bu tür soyut eylemlere fazla tahammül etmezler. Sadece bir şiddet eğilimi ya da se...

Ruh açlık çektiğinde...

Resim
                                                 Fotoğrafın alındığı profil İnsanlar önce kendileriyle savaşmaya başladı. Bunun galibi veya mağlubu önemli değildi. Kişi kazanımlarına ulaşmak için önündeki engelleri mağlup etmeliydi. Bunu başaranlar yorgun bir galibiyetin tadını yıllarca çıkartacaklardır. İnsanın ulaşılmayı bekleyen çok yönleri olmasına karşılık tek bir yolun bize sunduğu engeli aşmayı hedef olarak görüyoruz. Haliyle küçük bir engeli aşmak için efor sarf etmemize olanak sağlıyor.  Bilinmelidir ki her engelin zorlayıcı yanı vardır. Ancak hiçbir engel bir insanın tüm eforuna gerek duyacak dirayete sahip değildir. Bizler gücümüzün farkında olmadığımız sürece küçük engellere büyük eforlar harcarız. Bunun nedenlerinden biri de kişinin '' kendine '' ulaşamamasından kaynaklıdır. İnsan bir bakıma kendi savaşının yaralısıdır. Kimse bu hengameden küçük ...