AĞAÇ EV SOHBETLERİ # 149



Böyle bir etkinliğin bugüne gelmesinde katkıları olan Deeptone ve KAPLAN DIARY teşekkür ediyorum. 
Ağaç Ev Sohbetlerinin daha önceki konu başlıklarına buradan ulaşabilirsiniz.

Mutlu olmak isteyen insan ile mutlu kalmak isteyen insan arasındaki fark nedir? 


Herkesin kendisini anlatmak için türlü yollara başvurma imkanı var. Bu başvurmalar gündelik hayatta ister bağırarak, ister susarak, isterse müzik dinleyerek ifade edebilir. Yansıtma durumunu epey fazladır. Davranışıyla ifade etmekte bunlardan birisidir. Uzak durmakta önerilebilir. 

Toplum nezdinde birilerinin sizden uzakta durması '' delilik, çekimser veya içe dönük '' olarak tasvir edilebilir. Bu fikirler delilik haricinde doğru olabilir fakat '' uzak durma isteğinde olması da '' haklı bir tavır olduğunu da unutmamız gerekiyor.  İnsanların kaçırdı nokta burasıdır. 

Kendini tanımayan, bilmeyen, anlamayan birey, sıradanlığa girmiş kimsedir. Kendi istekleri pek önemli değildir. Dış dünyanın insanlarına göre şekil alanlara ve onlar için yaşamlarına yön verenlere iyimser bir bakış yansıtamadığımı söylemek isterim. 
Şu hayatta tek değerli olan şey varlığınızken, bunu başkalarına göre şekil almasını istemek nasıl bir zayıflıktır.

Birilerinin söylemlerine göre şekil alan ruhun kendi hariç herkese faydalı olacağı kanısına varmak zor olmasa gerek.
Buna şöyle açıklık getirmek isterim.
Kişinin önceliğini kendisi olmazsa dışa bağlılığı bir o kadar artar. Bu da isteklerini, arzularını zayıflığa döndürür. Şöyle ki kendinden uzak birisi mutlu olmak istediğinde, bu mutluluğun getirisi kısa süreli olacaktır ve her daim başkalarına ihtiyaç duyacaktır. İstediği o mutluluğu yaşadığında tam anlamıyla doyuma ulaşamayacaktır ve doyumsuzluğu burada ortaya çıkacaktır. Hep ilgi istemeleri bu yüzdendir. Bu bir bakıma bağımlılıktır. Kendinden bağımsız insanlar her alanda bağımlı olacaklar şeyler bulmuşlardır. Mutlulukta bunlardan bir tanesidir. 

Haliyle kendini bilenlere nazaran kendinde olmayanlar her zaman zayıflardır. İradeleri bir bakıma güçlü olsa da içten yıkılmaya müsaittirler. Cana dokunan bir hitap, tek bir kolonun (umudun) üzerinde duran dünyalarını toz duman içinde bırakacaktır. Artık kendi değil başkasıdır.

Kendini bilenlere, tanıyanlara ve anlayanlara baktığımızda toplumdan genel olarak aykırı hareket ederler yani az biraz anarşistlerdir. Kendilerine göre bir yolları vardır ve bu yolda terk edilmezler. Yarı yolda bırakılmazlar ve aldatılmazlar. Çünkü kendilerini bulmuşlardır ve alanlarının hakimiyetindedirler. Doyumsuz değillerdir. Dışarıdan(insanlardan) gelecek mutluluğa ihtiyaç duymazlar. Küçük mutluluğa biçilecek değerler büyük mutluluğa biçilecek değerleri aynıdır. Tadılacak olanı canlarına armağan ederler ve peşine düşmezler. Kendilerini bildiklerinden, neye ihtiyaçları olduğunda dünyalarını neşelendirmeleri yeterlidir. Tüm güzellikler, neşeler bir karnaval havasında alemlerinde yaşanır.
Kendinde olmayı başaranların bir diğer özelliği de acıdan olabildiğine büyük dersler alıp bunu mutluluğa çevirmeleridir. Acı bu sebepten kendinde olanlara rastlamak istemez, bilirler ders alınıp daha güçlü olacaklarını. 

Uzun lafın kısası, özü ve sözü bize ait olmayan hiçbir yaklaşıma aldanmamakta fayda görüyorum. Dış dünyanın görkemine aldanırsak kendimize ulaşmamız bir o kadar zor olacağı kanısındayım. Başkalarının istediği doğrultuda bir karakteri yansıtmamız ne kötüdür! Aldandığımız görkemler kendimizden uzaklaşmamıza vesile olmaması adına yerimizi bilmeliyiz.

Kendinize ihmal etmeyin, o mücevheri keşfedin ve ona iyi bakın :)










Yorumlar

  1. Ağaç Ev Sohbetlerimize konu önererek verdiğiniz katkıdan ötürü teşekkür ederiz. Yazınızda dile getirilen düşüncelere katılıyorum. Ancak mutluluk her istendiğinde ulaşılabilecek bir kavram mıdır, emin değilim. İnternetim sanırım yarın bağlanacak, bu nedenle yazım biraz gecikebilir ama illâ ki yazacağım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutluluğun her an istenilecek bir kavram mıdır dediğinizde, evet diyebilirim. Kendimizi hangi duygu doğrultusunda besleyeceğimize bağlı. Huzursa huzur, mutluluksa mutluluk, acıysa acı gibi. Rica ederim, her zaman. Teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Sanırım aynı fikirde değiliz:) Deep'e yazdığım yorumda yarın mutlu olmak istiyorum demiştim. Telekom gün ve saat vermişti ben de internet bağlanacağı için mutlu olacaktım. Gelmediler! Dolayısıyla mutluluğum suya düştü ve ancak biraz önce mutlu oldum. Birazdan konuya ilişkin düşüncelerimi paylaşacağım blogumda:)

      Sil
  2. Biliyordum senin bu kadar güzel bir konu yazacağını :) Pazartesi yoğunluğu nedeniyle bugün yazamayabilirim ama yine de yazmayı deneyeceğim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin de katkını unutmamak gerekiyor, hatırlatmak iyi oldu :) Teşekkür ederim dedektif :)

      Sil
    2. Sonunda yazabildim sabahtan beri yazmaya çalışıyorum... :) Tam oturuyorum nerde kalmıştım diyorum hooopp müşteri geliyor :)))

      Sil
    3. Rast gele, kolay gelsin. Okudum güzeldi, emeğine sağlık :))

      Sil
  3. mutluluk evet yani içten gelen bir duygu, başkalarına bağlı mutluluk da her an gider zaten. güzel konuydu. ne zaman istersen ağaç ev sohbeti konusu bulup yazabilirsin. yazcağın zaman bana söyle yeter yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru söylüyorsunuz. O zaman sizi devamlı rahatsız edeceğim :)) Teşekkür ederim.

      Sil
  4. Az çok aynı fikirlerdeymişiz.Mutlulukta ,mutsuzlukta kişinin kendisiyle ilgili.Ziyaret için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizde hoş geldiğiniz, ziyaretiniz için teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Öncelikle çok güzel bir konu seçmişsiniz, çok güzel izah etmişsiniz. Genel olarak düşüncelerinize katılıyorum. Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz ve ziyaretiniz için çok teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Mutlu olmakla ilgili bir araştırma yazısı okumuştum % 50 genetik % 50 dış etkenlerden oluşuyormuş. mutlu olmak için çok büyük olaylara ya da hayatın spontaneliğinden çıkmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Her şey beyinde başlar. Ufacık şeylerden bile haz almaya başladığımızda hayatımızın gidişatını olaylara bakış açımızın değiştiğini görebiliriz. işte hayata mutluluğu empoze etmek bu kadar kolay. Ama biz millet olarak olayları büyük yaşamayı seviyoruz en azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu böyle üzüntümüzüde mutluluğumuzda büyük. Halbuki her şey dengesinde güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hak vermemek elde değil, yorumunuz ve fikriniz için çok teşekkür ederim. Evet, her şey dengesinde güzeldir

      Sil
  7. Mutluluk insanın içindedir:) Yazdığınız cümlelerin çoğuna katılıyorum, önce kendimize değer vereceğiz. Bence kişi biraz bencil olmalı, bu bencillik kötü anlamda değil. Kendimize değer vereceğiz, öncelik vereceğiz, başkalarına göre hareket etmeyeceğiz, başkası mutlu olacak diye sevmediğim bir şeyi yapamam, söyleyemem. Hatta bu yüzden çoğu kişiye soğuk geliyorum:) Kimseden bir beklentim yok, kendi kendimle kaldığım zaman mutlu olabiliyorum ve bence bu çok güzel bir şey:))) Küçücük şeylerden mutlu olur insan, ben öyleyim, yorum geldiği zaman mutlu oluyorum, tatlı yediğimde mutlu oluyorum, ailemle oturup sohbet ettiğimde mutlu oluyorum:) Mutluluk gerçekten içinde hissettiğin zaman başlıyor:)))

    Çok güzel yazmışsınız, kaleminize sağlık:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kendine değer veren herkes mutludur aslında sadece bunun sınırını bilmek gereklidir. Fazlası bunaltıcı olduğu kadar değersiz de gösterir. :))

      Sil
  8. Yaşadıkça, yaş aldıkça, daha çok insan tanıdıkça görüş ve düşüncelerimiz de değişime uğrayabiliyor. Tabii ki çoğu kez, kendini kanıtlamış, öz güveni yüksek insanlar mutluluğu daha kolay yakalayabiliyorlar. Ancak çevremizdeki insanlar da mutluluğumuzu etkileyebiliyorlar. İş yerinde daha fazla kazanmak amacıyla var gücüyle çalışan bir eleman, patronu tarafından huzursuz edilirse mutsuz olabiliyor. Bazen siyasi görüşlerdeki ayrılıklar nedeniyle beklenmeyen atamalar mutlu bir aileyi mutsuz edebiliyor.
    Mutlu kalabilmek her zaman elimizde değil diye düşünüyorum. Ancak hayat bir mücadele değil mi? Mutluluğumuz
    hüzünle de
    sonuçlansa kendimize yeni bir şans vermek neden olmasın?
    Güzel bir konuydu, teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öz güveni yüksek insanlar mutluluğun o tadını bilirler ve kendilerinden mutluluğu eksik etmezler. Yaklaşmasını bildiğimiz her şeyden küçük nüansları kendi hanemize ekleyebilir ve onu büyütüp geliştirdikten sonra mutlu olabiliriz :) Teşekkür ederim yorumunuz için :)

      Sil
  9. Rica ederim, burada hatalarımızdan yanlışlarımızdan dersler çıkartarak yol alabiliriz. Farkına varmamı sağladığınız için teşekkür ederim :) İyi hafta sonları.

    YanıtlaSil
  10. ''Dış dünyanın görkemine aldanırsak kendimize ulaşmamız bir o kadar zor olacağı kanısındayım.'' kesinlikle! 😅

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ziyaretiniz ve katılımınız için teşekkür ederim :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

MİM ETKİNLİĞİ

Kelime Oyunu 124

kimseler duymadı