Gönül huzura susar II
Kırıldığın yerden toparlanmazsın. Gelip birileri seni bir araya getirmez. Dağılmış parçaların gökyüzünü seyreder. Bir mana, bir anlam bir özlem ararsın, arasında bulabilir misin? İşte yüksek sesle konuşmak budur. Sessizliğin içerisine hapsolmaktır. Söylediklerin kulaklarını sağır eder de bir adım öteye ulaşmaz. İçtenliğinde gün yüzünü seyreden ve aydınlıktan saklanan ne varsa her biri ağır adımlarla gökyüzünü izlemeye çıkarlar. Gördükleri karşısında nutku tutulanların çığlıklarını kimseler duymaz. Ellerini göğe sarılmak için kaldırırsın da etrafa dağılan sıcaklığı tutamazsın. Bir keder bir gam üzerine düşer. Bundan kurtulmak istersin de kaçamazsın. Her yanını sarmıştır. Umut, bulutların arasından gökyüzüne uzanan ışık huzmelerine nispet yaparcasına güneşe sırt döner. Bilmez ki güneş her yerden ablukaya almıştır. Gönül işte bir yere konmak ister. Bir güç bulutların içinden tanelerini yüzüne serpmeye başlar. Yüzünden toprak kokusunu andıran tatlar ayyuka yükselir. İçinin kalabalıkla...